Bunları yazmak benim için hayatta sahip olduğum bütün prensipleri, bütün mantığımı, gururumu bir kenara atmak demek. Hep bu değerler üzerine hayatımı yönlendirdim, duygusal çalkantılarımı kontrol ettim; sıkı sıkı tutundum ayakta kalabilmek için. Ama bu sefer yapamıyorum. Bütün benliğimin önüne koca bir set çekti aşkın.
Yazdıklarımın ne kadar mantıktan uzak belki de umutsuz olduğunun ben de farkındayım. Ama bu kez umurumda bile değil. Hayatımda bir kez olsun duygularımı serbest bırakıp, gururumu çiğneyerek hissettiğim her şeyi haykıracağım. Lütfen bu yazının sonuna kadar mantığını göz ardı et, ne kadar zor da olsa. Sadece hislerini koy ortaya; sadece aramızda geçenleri, geçebilecekleri düşün.
Biliyorum, mantıklı düşününce 10 gün çok kısa bir süre, ama bir ömür sığdırabilecek kadar da uzun aslında. İnsanların hayatı bir anda tamamen değişebiliyorken 10 günde olabilecekleri küçümseme. Sadece kötü olaylar insanın hayatında köklü değişikliklere sebep olmaz. Korkma hayatın değişecek diye. Bir kez olsun sen de prensiplerini bir kenara bırak, çünkü zordur güzel şeylerin hayatına girmesine izin vermek. İnsan hayatın akışına kapılıp sürükleniverir farkına bile varamadan. Cesaret gerekir, çaba sarf etmek gerekir, ödün vermek gerekir beraberinde; ama sonunda her şeye değdiğini gördüğün zaman duyacağın hazla, mutlulukla kıyaslanamaz bile. Güzel şeyler altın tabakta sunulmaz; fakat hayatın en güzel, en sevgi dolu macerasına adam atarsın.
Seni hiç görmediğimi, elle tutulur bir şey vaat edemeğimi biliyorum. Diğer taraftan orada bir geçmişin, yaşadıkların var, yanında fiziki olarak var olabilmek var. Ama ruhumu okşadın sen benim. Uyurken tenini hissettim yumuşakça temas eden bedenime, nefesini hissettim boynumda, sevgini hissettim. Sen değil miydin birkaç gün önce yanımda yoktun ama ruhumda hissettim nefesini diyen. Daha önce söyleyemedim, korktum belki de beni öyle aciz görme diye, ama sana düşündüğümden de çok bağlanmışım ben. Aşık olmuşum ben sana. Yokluğunu tadınca vardım farkına seni ne kadar çok sevdiğimin.
Lütfen küçümseme beni duygularıma karşın. Bir kenara bırak başkasına olan duygularını sende ve birkaç gün öncesini düşün. Benimle konuşurken mi daha mutluydun görmesen de, yoksa şimdi mi, benden uzakta. Seni görmediğim için mutluyum aslında; bu sayede bedenine değil ruhuna aşık oldum çünkü. Başta saçmaydı, dezavantajdı; ama birbirimizi daha bağımsız tanıdığımıza inanıyorum ben böylece.
Yanında yokluğumu hissetmiyor musun sen de geceleri uyurken; zorlanmıyor musun uyurken aklına geldiğimde? Kendini kötü hissettiğinde benim gibi mutlu edebiliyor mu, huzur, enerji verebiliyor mu bir başkası. Kendini tutsak, her şeyden uzaklaşmış hissettiğini söylememiş miydin bana eskiden. Ne kadar çok şey kaçırdığını, kendini her şeyden uzak gördüğünü anlatmamış mıydın. Tekrar bunları yaşamak istediğine emin misin bu kadar kesin bi tavırla, mecburiyetle karışık. Umutsuzluk yok mu geleceğe dair içinde bu olanlardan sonra.
Kadere, ruhlarımızın birleştiğine inanmıyor musun sen de bu kısa ama bir o kadar dopdolu zaman zarfında. Geçmişinden, geleceğinden bir parça umut, sevgi ve mutluluk görmüyor musun aramızda?
Şimdi başka bir çalkantıdasın. Geçmişin, mecburiyetlerin, içinde kalan sevginin, alışkanlıkların etkisi altındasın bence duygularından çok. Bunları bir kenara ayırmak kolay değil ben de biliyorum; yaşadıklarını tam olarak bilmesem de, anlayamasam da. Yazdıklarım çok saçma geliyor biliyorum ben de. Ama umurumda değil bu defa. Aşkın güzel yanı da bu değil mi! Bir kez olsun savaşmak istiyorum senin için tamamen kaybını kabullenmeden önce.
Duygularını bir başka yöne, bir başkasına yönlendirmiş durumdasın biliyorum. Kafanı daha çok karıştırmak istemiyorum. Ama bana karşı da gerçekten sevgi dolu olduğunu biliyorum. Kendini başka bir yola yönlendirdiğin için farkına varmıyorsun, sana saçma geliyor o yüzden bunlar bence.
Ruhumuzda hissettik biz birbirimizi, bambaşka bi dünya da yaşadık beraber. Hayatının kalanını da öyle geçirmek istemez misin? Beraber, sevgi ve huzur dolu her şeye rağmen.
10 gün daha geç gerçekleşebilseydi 3 gün önce yaşadıkların bir daha geri dönüp bakmayacağına eminim geçmişe. Lütfen kendini şartlandırma hayata karşı. Hayatta hiç gerçek bir macera yaşamadığını söylemiştin bana. Bu bizim maceramız olsun hayata karşı. Bir kez daha düşün içinde bulunduğun durumu. Şu anki kararın hayatını yanlış bi yöne sürüklesin istemiyorum.
Hislerimizi göz ardı ederek hayatımızdaki en büyük boşluğu doldurabilecek beraberliği bir anda silip atamıyorum içimden.
Belki de kızdırıyorum seni bunları yazarak, okutarak. Ama okurken içinde birşeyler kıpırdanıyorsa mücadele etmeye hazırım senin için. Kendini kötü hissedeceksin bir süre için benimle olursan, prensiplerini çiğnemek acı verecek. Acıtacak canını vereceğin karar. Ama ben hep senin yanında olacağım, seni sakinleştireceğim, huzur aşılayacağım, kucak açacağım sana hayatın geri kalanında. Her küçük fırsatta soluğu yanında alacağım; her şeyi yapmaya hazır olacağım mutlu olman için. Biliyorum gerçekte birbirimiz için özel olduğumuzu, ama savaşmadan da gerçek olamayacağını. Böyle hisleri iki kez hissedemez insan hayatında; bir kez bile hissetmek çok büyük bir şans iken.

Bu kadar yoğun,güçlü bir duygu akışı, böyle bir bağlılık hissetmedim hayatım boyunca kimseye karşı. Pişman olmak istemiyorum sen her aklıma geldiğinde. Bunları yazdığım için kendimi salak, aciz hatta yıkılmış hissediyorum. Gerçek benliğimi, karakterimi çiğneyerek yazdım bunları, hayata ve başka hiç kimseye kadar olmadığı kadar açık ve savunmasızca. Teslim olmak istemiyorum bir kerede, benimle olursan olacakları, neyle karşı karşıya kalacağını, hislerimi en şeffaf haliyle bilmeni istiyorum varacağın karar doğrultusunda. Senin alacağın kararın zorluğu karşısında şimdilik en azından bu kadarını yapabilmiş olmayı istedim.
Biraz düşünüp, içindekileri gerçekten değerlendirmeni istiyorum son bir kez. Sonra yanına geleyim düşünelim, konuşalım beraber: göz göze. Ama dürüstlükle ve içtenlikle söylediklerimin aksine inanıyorsan; verdiğin kararı değiştirmeye hiçbir şeyin gücü yetmez diyorsan saygı duyarım sana; bir daha görüşmez, yolumuza devam etmeye çalışırız birbirimizden bağımsızca.