1.16.2009

Neden, Nasıl ???

İnsanlar aşka, sevgiye, maceraya bu kadar hasretken aynı zamanda başkalarının duygularını törpülemeyi de bir o kadar basit görmeleri ne kadar acı verici.

Herkesin içinde filmlerde gördüğü gibi bir aşka sahip olma isteği yatarken aslında aşktan korkup elindekine sarılması, onunla yetinmeye çalışması incinmekten korkmaktan mı yoksa aslında aşka gerçekten inanmamaktan mı? Neden bütün filmlerde aşk ve heyecan asıl konuyu oluşturup insanların içini acıtırken gerçek hayat da bir o kadar monoton, geçmişe bağlı ?

Ruhunda aşkı, nefesi, bedeni, sevgiyi, şefkati, mutluluğu, bütün varlığını hissedebilirken bırakıp gitmek neden başka bir hayata sanki hiç yaşamamış gibi?

Aşkın sesi bütünüyle mantığını bastırmışken makul düşünmeye teşvik neden? Zaten aşk bu değil mi! Bir kez bile görmeyi, sadece varlığını hissetmeyi herşeye tercih edebilmek. Bütün acını, hayal kırıklıklarını unutmak bir an için bile olsa onu düşünürken. Herşeyi bir kenara itip sadece sen diyebilmek değil mi herşeye rağmen! Bütün zorluklara göğüs germeye hazır olmak beraber olmak için. Hayattan başka bir şey istememek onun dışında, yanında olsa da olmasa da. Gururu, prensipleri, hayatı, herşeyi alıp karşına "seni seviyorum" diye fısıldayabilmek kulağuna rüzgarın sesiyle beraber.

Herşeye bedel değil mi bunlar?

Demek ki değilmiş. Hayat hergün duygularımı biraz daha öldürmek için türlü dalavere çevirirken ,ben farkında dahi olmadan çoğu zaman, nasıl koruyacağım benliğimi. Nasıl bağlı kalmaya çalışacağım hayata; nasıl umutlarıma, hayallerime, içimdeki sevgiye sahip çıkacağım hayatın kendisi adil olmakla yakından uzaktan alakası olmayan bir düzensizlikken.

Ne zaman dönecek bana yaptığım iyilikler, verdiğim umutlar, harcanan sevgilerim?
Hep ben mi olacağım başkalarının duygularını iyileştirmek için herşeyini feda ederken ruhu yavaş yavaş çürüyen, yine de daha fazlasını vermeye her an hazır olan?

Image Hosted by ImageShack.us


Soluyor ruhum yavaş yavaş. Yok olduğunu hissedebiliyorum derinlerde biryerde. Birkez daha katlanabilir mi bilmiyorum bunları yaşamaya sil baştan. Yitip gidiyorum yavaş yavaş; gücüm kalmadı artık hayatın gürleyen karanlık sularında yüzmeye bilinmeze doğru. Her gün, her an biraz daha batıyorum umutsuzluğa. Korkuyorum tekrar kırılmaktan hayatta tekrar ve tekrar ve takrar... Bedenemi serbest bırakıp sadece suyun üzerinde kalmaya yetecek gücüm, isteğim bile kalmadı artık. Ölüyor ruhum, ölüyor duygularım....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder